Karartma Geceleri

Hani gülen yüzün ner’de
Kapkara süzüldün derde
Açılmaz mı siyah perde
Pencereler neye yarar?
AKTAŞ

Bastı yine hasret ser’de
Alıştım artık her derde
Açılır da siyah perde
Arkasında yalanlar var
_yüRekTen_

Yalan yalancıda kalsın
Kalanlar hancıda kalsın
Hem hancı hem yolcu bilsin
Gül yüzün güneşe zarar
AKTAŞ

Güneşe asılmış gölgem
Nârda pâre pâre gövdem
Pervaneyim yandı sinem
Merhem naçar derman mı var?
_yüRekTen_

Ne güneşler vardır daha
Görkemin biçilmez paha
Sonsuza dek açık saha
Gün doğmadan neler doğar
AKTAŞ

Parmaklarım sızım sızım
Anlar mı gönül hırsızım
Bir hasret çöker ansızın
Doğan günden medet umar
_yüRekTen_

Çek güneşi çek kendine
Düşür punduna fendine
Ağa ne ki efendi/ne
Kâlbim güneş/tendir sarar
AKTAŞ

Gökten kayan bir yıldızım
Bulutlarda kalır izim
Yağar geceye bin hüznüm
Sarılacak dostum mu var?
_yüRekTen_

Herkes üzdü üzüm üzüm
Yaşla doldu iki gözüm
Yeter be ağlama kızım
Uzanacak postum mu var?
AKTAŞ

Doğruluktur benim özüm
Yoktur para pulda gözüm
Sana değil benim nazım
Can ken/di ken/dine yanar
_yüRekTen_

AKTAŞ sever insan olsun
Kâlbe sevgi ihsan olsun
Gönül yerle yeksan olsun
Dostluğum mezara kadar
AKTAŞ

Bilirsin ne demiş Nâzım
’’’’Hayat asıl’’’’sevmek lazım
YÜREKTEN sevmekse hâzın
Tut elim mezara kadar!
_yüRekTen_

/ Rukiye Taşkın
21112008

Flu

dağılmıştı sözcükler
sıcaklığında dudak arasının
tutkunsuz, bezgin bir yoksunluğa karışarak

ne bir kitap vardı aralanmış
ne is kokusu sokakları kovalayan
hedefsiz bilinmezliğe nazır
boş bir valiz gibi hissediyordum

kendimi kendime bırakıverdim
flu yolların ıslak ayaklarına koşuşarak

tebelleş olduğum tüm yanılsadıklarımdan
ayrışarak…

Muazzez Dönmez

Fotoğraf: r.t.

Sofi’nin Dünyası

Fotoğraf: Gülay Kutal

Kitap ismi: Sofi’nin Dünyası
Yazar: Jostein Gaarder
Çeviri: Gülay Kutal
Kapak Tasarım: Firuz Kutal
Yayınevi: Pan Yayıncılık, 1996

Editörün Yorumu:

Benzer insanların, yüzeysel bilgilerin geçerli olduğu çağımızda “3000 yıllık geçmişinin hesabını yapamayan insan, günübirlik yaşayan insandır.” diyen Goethe’nin günübirlik insanlarından olmama yolunda ciddi bir adım.

Onbeşinci yaşgününü kutlamaya hazırlanan Sofi, bir gün posta kutusunda “Kimsin?” yazılı bir not bulur. Bu sorudan hareketle, bütün bir felsefe tarihinde sorulmuş soruları ve cevapları, sürükleyici bir roman kurgusu içinde anlatır Jostein Gaarder. Umberto Eco’nun “Gülün Adı”nda Ortaçağ teknolojisini romanlaştırma gücünü bu kitabında, felsefede gösteriyor.

Gaarder (1952) özellikle gençliğe yönelik kitaplarıyla tanınan Norveçli bir felsefe öğretmeni. “Sofi’nin Dünyası” yayınlandığı 1991 yılından bu yana aralarında Korece, Rusça, Japonca, Arapça gibi diller de olmak üzere kırka yakın dile çevrilmiş ve yayınlandığı her ülkede en çok satan kitap olma başarısını elde etmiştir.

Yorumum:

Her ne kadar okul çağında olanlara hitap ettiği söylense de bence her yaşta okunması gereken bir kitap Sofi’nin Dünyası. Felsefe tarihi üzerine yazılmış bir roman fakat kişisel gelişimle ilgili de çok önemli mesajlar aktarıyor okura.

Okurken düşündüren, düşünürken inançlarımızı, üzerinde yaşadığımız dünyayı sorgulayan enfes bir tadı ve gizemi var bu kitabın. Benim için en belirgin özelliği: bilgilerin sağlam ve emin bir temel kazanmasının ‘insan aklında’ olduğunu savunan ilk rasyonalist filozof ve düşünce tarihini başlatan ilk filozof olması nedeniyle Sokrates bölümü oldu. Aristoteles bölümünü de heyecanla ve gülümseyerek okudum. Kendimize mutlaka sormamız gereken o müthiş soru ile başlıyor kitap:

‘ Kimsin sen?! ‘

/ Rukiye Taşkın – Eylül 2008

Mevsimler…

Her düşen yaprak tanesinde
geçmişten bir anı,
şimdi’nin yalanı,
geleceği haberli bir mevsim daha gizliydi…

Muazzez Dönmez

Fotoğraf: Muazzez Dönmez

_yüRekTen_

d-okunacaksan
yürekten d-okun bana
gerisi vesvese- gerisi yalan

benim ki yüRekTen- benim ki cÂn’dan

/ Rukiye Taşkın
15112008

Fotoğraf: r.t.